CEREN TEKİN HUKUK BÜROSU

SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINDA TELİF HAKLARI SORUNU

SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINDA TELİF HAKLARI SORUNU

17 Ekim 2017

Fikri hakların korunması, temel insan hakları korumaları kapsamındadır. Yaratıcı düşünce ürünlerinin koruma altına alınması ve bunun bir ekonomik değer olarak kabulü yakın geçmişte daha iyi anlaşılır hale gelmiştir.


Türk Fikri Hukuk mevzuatına göre eser tanımına giren bir fikir ürünü üzerinde telif hakkının doğması için tescil edilmesine gerek bulunmamaktadır. Yasaya göre, sahibinin hususiyetini taşıyan ilim, edebiyat eserleri, musiki eserler, sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri eser olarak tanımlanmıştır. Belirtilen tanım kapsamında kalacak her türlü fikir ve sanat mahsulleri, yaratıcısının hayatı boyunca ve ölümünden belirli bir süre sonrasında, telif hakkı korumasından faydalanacaktır.


Sosyal medya olarak adlandırılan ve daha ziyade onu oluşturan kullanıcılar tarafından içeriğinin belirlendiği dijital veri platformlarında her dakika binlerce paylaşım yapılmakta ve bu paylaşımların bir kısmı da telif hakları korumasından yararlanabilecek eser statüsünde olabilmektedir.


Ne var ki, eser niteliğinde kabul edilebilecek fikir ve sanat mahsullerinin, herhangi bir sınırlamaya bağlı olmaksızın sosyal medyada paylaşılması, temel hak ihlallerini de beraberinde getirmektedir.


Türk Hukuk’unda kural olarak, bir eseri, sahibinin izni olmaksızın kullanmak, paylaşmak ve benzeri faaliyetler telif hakkı ihlalini oluşturmaktadır. Yine Türk Hukuku’na göre telif hakkı korumasından yararlanan bir eser üzerinde kullanım ve/veya yararlanma, yayma, çoğaltma gibi mali hakların kullanılabilmesi, yazılı şekilde yapılmış bir lisans sözleşmesi yolu ile mümkündür.


Oysa baş döndürücü bir hızla gelişmekte ve değişmekte olan sosyal medya içerikleri arasında böylesi bir yazılı iznin alınması, gerçek olamayacak kadar uzak bir hayalden ibarettir.


Öncelikle, yaratılan geniş fikir paylaşımı imkânından ve bireysel hakların korunması ilkesinden de hareketle, demokratik bir yaşam tercihi olarak sosyal medya platformlarının korunması ve desteklenmesi, yasakçı ve engelleyici bir zihniyete nazaran elbette tercih konusu edilecektir, edilmelidir. Bu bakış açısı ile her türlü paylaşımı yasak ve hukuka aykırı kabul etme varsayımından ziyade, mevzuatımızdaki hukuka aykırılık hallerinin istisnalarını sosyal medya paylaşımları özelinde değerlendirmekte fayda bulunmaktadır.


Örneğin, kamu yararı, kamu düzeni ve özel şahsi yarar ilkeleri çerçevesinde eğitim, haber alma gibi amaçlarla, hak sahibi olmayanların, hukuken korunan eserlerden makul ölçüde yararlanmaları serbesttir. Bu kapsamdaki sosyal medya paylaşımlarının, telif hakları mevzuatını ihlal etmeyeceği kabul edilebilir.


Henüz Türk mevzuatına dâhil olmadığı halde, Avrupa Birliği Bilgi Toplumu Yönergesi’nde açıkça belirtilen ve Türk Hukuku’nda da tasarı halindeki yasama çalışmalarına girmesi sevindirici olan bir başka istisna ise, tesadüfi ve parodi amaçlı kullanım ilkesidir. Buna göre; Bir eserin, tesadüfen veya nitelik ve nicelik bakımından önem arz etmeyecek şekilde; çoğaltılan, yayılan veya umuma iletilen bir ürünün içerisinde yer alması eser sahibinin iznini gerektirmez. Alenileşmiş bir eserin karikatür, parodi veya pastiş amacıyla kullanılması serbesttir.


Dijital medya platformlarındaki bir başka hukuki koruma mekanizması ise Creative Commons (CC) olarak adlandırılan dijital lisanslama / izin mekanizmasıdır. Bu lisanslama yöntemi ile eser sahibi, belirttiği kapsamda kalmak koşulu ile kişilerin, eserinden ne ölçüde yararlanabileceği hakkında bir çeşit ilan/kabul beyanında bulunmuş olmaktadır. Belirtilen kapsamda kalan kullanımlar ise böylece, dijital medyaya yansıdığında hukuken ihlal oluşturmamış olacaktır. Tüm hakları saklıdır uygulamasından, bir kısım hakları saklıdır uygulamasına yönelen bir dijital lisanslama sistemi olarak Creative Commons, sosyal medya için de önemli bir muvafakat kaynağı oluşturur.


Son olarak, telif hakkı ihlallerinin gerekçe gösterilerek tümden bir sosyal medya platformunun ya da web sitesinin yasaklanması yerine, ihlal oluşturan içeriğin uyar-kaldır prensibi çerçevesinde ilgili içerikten çıkarılması yöntemi de telif haklarını koruyacak bir diğer mekanizma olarak belirtilmelidir. Bu alanda, hızlı ve sorunsuz bir denetim mekanizmasının yasal müdahale düzeyinde kurulabilmesi, dijital veri güvenliğinin ve telif hakları korumasının etkili bir koruma mekanizması olacaktır. 

MAKALELER
İŞ HUKUKUNDA KEP VE E- TEBLİGAT’IN KAZANDIRDIKLARI
İŞ HUKUKUNDA KEP VE E- TEBLİGAT’IN KAZANDIRDIKLARI ...

<span lang="TR" style="font-size: 11.0pt;line-height:107%;mso-ansi-language:TR">İş sözleşmesi...

ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERDE İBRANIN GEÇERLİLİK ŞARTLARI
ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERDE İBRANIN GEÇERLİLİK ŞARTLARI...

Yerleşik Yargıtay içtihatlarından yola çıkarak varılan analize göre, sermaye şirketlerinde Genel Kur...

ELEKTRİK PİYASASI YAN HİZMETLER YÖNETMELİĞİ NELER GETİRİYOR
ELEKTRİK PİYASASI YAN HİZMETLER YÖNETMELİĞİ NELER GETİRİYOR...

Yan hizmet anlaşmaları kapsamında veya tedarik süreci çerçevesinde hizmet sunmak isteyen tüzel kişil...

SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINDA TELİF HAKLARI SORUNU
SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINDA TELİF HAKLARI SORUNU...

Fikri hakların korunması, temel insan hakları korumaları kapsamındadır. Yaratıcı düşünce ürünlerinin...